Bebeğiniz
ve Uyku
Doğum olayı sona erip, sıra hastaneden
eve dönmeye geldi mi, anne-babaların
çoğu bebeklerinin evde nasıl uyuyacağını
merak etmeye başlarlar. Şunu
bilmelisiniz ki, yenidoğanlar,
kendilerini rahatsız edebilecek ses ve
ışık uyaranlarını etkisiz kılacak bir
doğal yetiye sahiptirler. Bu yetenek,
kısa sürede alışkanlığa dönüşecektir.
Biz hekimler, bir takım basit testlerle,
bebeklerin bu yeteneklerini tespit
ederiz. Örneğin, uyuyan bebeğin
gözlerine fenerle kuvvetli bir ışık
tutulması onun bir takım hareketler
yapmasına neden olur. Aynı ışığı, kısa
aralıklarla bir kaç kez daha tutalım,
dördüncü, beşinci seferde artık bebeğin
ışığa hiç tepki göstermeyip mışıl mışıl
uyuduğunu görürüz. Benzer test, bir
minik çan kullanılarak bebeğin sese
tepkisi sırasında da yapılabilir.
Örnekteki bebek, uykusunu koruyacak bir
takım doğal yollar geliştirmiştir.
Oysa kimi
bebeklerin sinir sistemleri, muhtemelen
doğum stresinin de etkisiyle henüz bu
yeteneğe sahip değildir. Ses ve ışık,
onları rahatsız eder ve kolayca
uyanabilirler. Böylesi bebekler, tıpkı
erken doğmuş bebekler gibi dış
uyaranların olabildiğince azaltıldığı
sessiz ve loş bir odada
uyutulmalıdırlar.
Bu dönemde bir bebeğin en önemli görevi,
uyku hali, uyanıklık hali gibi değişik
durumları kontrol yeteneği kazanmaktır.
Bu süreçte, anne babanın da iyi bir
gözlemle öğreneceği çok şey vardır.
Kalabalık ve gürültülü bir ortamda
uyuyabilmek, herhangi bir dış uyaranla
tam uyanırken tekrar uykuya dalmak üzere
kendi kendini sakinleştirmek, yukarda
sözettiğimiz kontrol sürecinin
aşamalarıdır.
İyi bir gözlem, bebeğin farklı bilinç
durumları arasındaki geçiş
dönemlerindeki davranışlarından önemli
çıkarımlar yapmanızı sağlayacaktır.
Aktif ve gergin bebek, geçiş dönemlerini
daha hızlı, sakin bebek ise daha yavaş
ve sancısız yaşayacaktır.
Huysuzluk anında, bazı hareketleriniz
onun ağlamaya başlamasına neden olurken,
başka kimi davranışlar da bebeği
sakinleştirecektir. Üç dört saatlik
sikluslarla, bebek bu geçiş dönemlerini
yaşar. Yeni anne-babanın ilk görevi, bu
bağlamda bebeklerinin davranışlarını
"tanımaktır".
Temel sorun, ağlamaya başlayan bebeğin,
kısa süre sonra sakinleşip uykuya devam
mı edeceği, yoksa acıktığı için mi
ağladığının ayırdedilmesidir. Emzirmek
yada mama vermek işe yaramıyorsa -ki
genellikle bu durumda ilk yapılan iş
bebeği beslemektir- bu huzursuzluk hali
bir süre devam edecek ve bebek bir süre
sonra sakinleşecektir. Bu olay yaklaşık
hergün yaşanır. Bebek, bu dönemde,
ortalama rakamlarla söylersek, 3-4
satlik dilimler halinde 16-18 saat uyur.
-
Birbuçuk- iki aylık bebek ve
uyku
Bebeğinizin uyuma ve beslenme zamanı ve
süresi bu dönemde giderek daha düzenli
bir hal almaktadır. İki beslenme arası
zaman 3 saate hatta daha fazlasına uzar.
İki aylık bebekler, doğum tartısı ve
başka kimi faktörlere de bağlı olarak,
gece uyku saatlerini de artırırlar.
İkinci ay artık bebeğinizi günlük aile
düzeninize alıştırma zamanının da
başlangıcıdır. Artık, geceleri yatmadan
önce bebeğinizi uyandırıp son bir kez
besleyebilir, sabahları onu uyandırarak
güne sizin uygun gördüğünüz zamanda
başlamasını sağlayabilirsiniz. Tabii ki
bunu yaparken bebeğinizin de durumunu ve
isteklerini gözönüne almalısınız.
Şimdilik, en azından bebeğinizin buna
hazır olduğunu bilin..
Bebeğinizin, huzursuzluk ve ağlama
dönemleri de artık daha düzenlidir;
genellikle günün sonundadır, ve
huzursuzluğu kaka yapmayla sona erer.
Bebeğiniz, emmeye ve uyumaya kendini
hazırlamıştır.
Bu dönemde uyku konusunda temel sorun
bebeğinizin gece uyku düzenidir. Dört
aylık bebek, bırakıldığı yerde uyumalı,
ve uykusu ortalama 8 saat kesintisiz
sürmelidir. Bebek için "kesintisiz
uyku"nun anlamı, derin uykudan
hafif/yüzeyel uykuya geçiş aşamalarını
uyanmadan atlatmasıdır.
Hafif uykuya geçen bebek, ağlar, sesler
çıkarır, yatakta döner, ama unutmayın,
tüm bunlar olurken hala uyumaktadır, ve
uyku içi bu geçiş aşamalarında kendi
kendini sakinleştirerek/rahatlatarak
derin uykuya geçmeyi öğrenmelidir.
Bebeğin uyumayı "öğrenmesi" konusunda
ailelere önemli bir görev düşüyor;
bebeklerin mutlak anne baba desteğine
ihtiyaçları vardır, ama anne-babaların
genellikle yaptıkları, bebeğin sesini
duyar duymaz onu kucaklarına alıp, kendi
kendilerine derin uykuya geçmelerine
engel olmaktır. Bu tür yanlış yaklaşım,
3-4 saatte bir hafif uykuya geçen
bebeğin her seferinde uyanma ve
beslenmeye alışması ve bunu rutin
uykunun bir parçası olarak
algılamasıdır. Bu alışkanlık bir
yerleşti mi, ilerleyen aylarda
değiştirmek çok daha zordur.
Her ne kadar bebeğiniz 7. Aya kadar
geceleri kesintisiz 8-12 saat uyumayı
"öğrenmiş" de olsa, oturmak, sürünmek,
emeklemek gibi bu dönemde kazandığı yeni
yetenekler, geceye de taşınacak ve kimi
sorunlar çıkaracaktır. Yeni durum, gece
uyanmalarını kolaylaştıracak, tekrar
uykuya dalmayı güçleştirecektir.
Benzer güçlükler, gündüz uykuları için
de geçerlidir. Anne-babaya düşen, 4.
Ayda yaptığımız önerileri tekrar
uygulamaktır.
7 aylık bebek, kesintisiz gece uykusu
yanında öğleden önce ve sonra birer kez
olmak üzere toplam en az iki gündüz
uykusu uyumalıdır. Uyumasa bile, bu
saatleri yatakta kendi başına
geçirmeyi öğrenmelidir. Buna sadece
bebeğin değil, anne-babanın da ihtiyacı
vardır.
-
Dokuz aylık bebek ve uyku
Daha önce söylediğimiz gibi, kazanılmış
yeni yetenekler, uyumayı
güçleştirmektedir. Dokuz aylık bebek,
artık kendi kendine ayağa kalkabilir,
geceleri de kalkacaktır, hem de siz onu
uyuması için yatağına bırakıp odasından
çıkar çıkmaz! Bu olay, belki on defa
tekrarlanacaktır! Bu durumun
üstesinden gelebilmek için "kararlı"
olmalısınız. Tekrar tekrar ayağa
kalkma ve ağlamalar üzerine onu
yatağından alıp salona geçmeyin.
Kesinlikle yataktan kalkmasına izin
vermeyin, kararlılığınızı görsün,
uyuması gerektiğini anlasın. Gece
uyanmaları sırasında da aynı yöntemi
uygulamalısınız.