Açılış Sayfan
  Burdan Başla!
  Aktif KELE: 10
 
Bize Ulaşın
  Anasayfa
  Bebek isimleri
  Bebek resimleri
  Bebek bakımı
  Doğum sonrası
  Hamilelik
  Günlük Burçlar
  Kadın
  Tüp Bebek ve Kısırlık
  Kadın Olmak
 
 Rumuz Yazınız
 

 

  Koç (21 Mart - 19 Nisan)
 
Yay (22 Kasım - 21 Aralık)
 
İkizler (21 Mayıs - 21 Haziran)
 
Aslan (23 Temmuz - 22 Ağust)
 
Terazi (23 Eylül - 22 Ekim)
 
Akrep (23 Ekim - 21 Kasım)
 
Kova (20 Ocak - 18 Şubat)
 
Başak (23 Ağustos - 22 Eylül)
 
Balık (19 Şubat - 20 Mart)
 
Yengeç (22 Haziran - 22 Tem)
 
Oğlak (22 Aralık - 19 Ocak)
 
Boğa (20 Nisan - 20 Mayıs)
 
Doğum sonrası depresyon ihmal edilmemeli

Önüne geçilmez bir ağlama isteği ve nedensiz bir hüzün, doğum sonrası çoğu kadında görülen bir durum. Fakat depresyonu atlatmak hiç de zor değil...

Ona nasıl annelik edeceğim? Nasıl bakacağım ona? Nasıl büyüteceğim?

Bebeğini kucağına aldığı ilk günlerde, çoğu kadının aklından geçenler bunlar. Lohusalık döneminde yoğun olarak hissedilen olağan duygular. Bu duruma "doğum sonrası depresyon" deniyor yada "baby blues".

Bebeğin doğumundan sonra birçok anneyi saran melankoli, depresyon hali, ruhun gözyaşlarını anımsatan, yumuşak ve hüzünlü müzikal bu terimle ifade ediliyor. Terimin isim babası, çağımızın en büyük psikologlarından İngiliz Donald W. Winnicott, lohusalık döneminin ilk günlerinde kadınların yüzde sekseninde beliren ve birkaç hafta sonra iz bırakmadan kendiliğinden yok olan ruhsal çöküntünün, dramatize edilmemesi için bu "müzikal" terimi seçtiğini ifade ediyor.

Kadının böyle bir tepki göstermesi çok olağan. Çoğunun doğumu, yaşamının en mutlu olayı belki ama bedeninde, zihninde, yaşamında öylesi büyük bir değişim yaratıyor ki, bir an durup düşünmesine neden oluyor. Doğum sonrasında güçsüzlük, güvensizlik ve hayal kırıklığıyla başbaşa kalıyor. Çoğu kez ortada bir neden olmadan ağlıyor.

bu depresyon tipini "normal bir yaşam deneyimi" olarak tanımlayan Winnicott, "bir annenin, çocuğunun doğumuyla kapıldığı umutsuzluk duygusuyla, insanoğlunun yaşam ve amaçları ile ilgili kuşkuları arasında pek fark yok" diyor.

Bazen suç hormonlarda
Bu ruhsal durumun ortaya çıkmasında, fiziksel stres ve hormonal değişimler de rol oynuyor. Doğum sonrası kadında birden, hamilelik sırasında çok yüksel seviyelere ulaşan östrojen hormonlarının üretimi duruyor. Hemen ardından, süt üretimini dürtüklemek ve genital sistemi normal koşullara döndürmek görevini üstlenen diğer hormonların üretimi başlıyor. Ve bu hormonal değişiklik kadının ruhsal durumunu etkiliyor. Bunun yanı sıra stres, doğum sırasında sarf edilen efor da duygu dünyasında izlerini bırakıyor. Doğumla birlikte dünyaya sadece yeni bir insan değil, aynı zamanda yeni bir kadın da geliyor.

Eve dönüş
Kadın, hastaneden çıkıp eve geldiğinde ve bebeğiyle tek başına kaldığında daha çok hissediyor çöküntüyü. Özellikle bir yardımcısı veya belirli bir süre için de olsa her an yanında olan, ona her açıdan destek bir yakını olmayan kadın, gerçek anlamda paniğe kapılıyor. Annenin çocuğuyla ilk buluşmasının bu hassas döneminde kadına gerçekten yardımcı olacak tek kişi eşi olabiliyor. Çocuklarıyla ilgilenen babalar, annenin gerilimlerini hafifletebiliyor, melankoliyi daha çabuk atlatmasına yardımcı oluyor. depresyon doğumdan sonraki iki veya üç hafta içinde geçmezse de, erkeğe büyük iş düşüyor. Eş, annenin çocuğa olan ilgisini dürtükleyip, kabuğundan sıyrılmasını, çocuğuna gereken ilgiyi göstermesini sağlayabiliyor.

Kolayca atlatabilirsiniz
Bu durumu atlatmak hiç de zor değil. İşte depresyondan kurtulmak için yapmanız gerekenler:

Duygularınızı reddetmeyin: Doğum sonrası kendinizi gerçek anlamda anne hissetmemeniz çok normal. Çocuğu ilk günlerde benimsememeniz de. Olumsuz da olsalar, duyguların bilincinde olmak, onlara hakim olmanın ve onları atlatmanın ilk adımıdır.

Kendinizi yetersiz hissetmekten korkmayın: Anne doğulmaz, olunur. İlk günlerde çocuğun neden ağladığını, ne zaman acıktığını, onun nasıl sakinleştirileceğini bilmemek normaldir. Anne olmak için zaman gerekir. Sık sık kendinize "zamanla başaracağım" diye tekrarlayın.

Kendinizi soyutlamayın: Kocanızla, annenizle, kardeşinizle, arkadaşlarınızla konuşun. Geriliminizi, kaygılarınızı hafifletmeye konuşmanın çok yararı olacaktır. Her şeyi içe atmak sorunu uzatmaktan başka bir işe yaramaz.

Ağlamaktan çekinmeyin: Gözyaşları tedavi edicidir. Onlardan utanmayın. Gözyaşlarını bastırmak ikinize de zarar verebilir.

Her şeyi tek başınıza yapmaya kalkmayın: İlk zamanlar çocukla tek başına ilgilenmek büyük enerji gerektirir. Başkalarının yardım etmesine izin verin. Bu kocanız, anneniz veya arkadaşınız olabilir. Arada bir kuaföre gitmek, alışverişe çıkmak yada uyumak için kendinize zaman ayırın.

Sadece sizin başınıza geldiğini sanmayın: Doğum sonrası depresyon, pek çok kadının başına gelen bir durumdur. Çevrenizdeki kadınlarla konuşmaktan çekinmeyin. Konuştuğunuzda, aynı duyguları paylaştığınızı, aynı zorlukları yaşadığınızı göreceksiniz

 

 

                                          

 

copyright  2008 Telif Hakları Kelebebek.Net'e aittir