Doğumdan sonra eşinizle
ilişkileriniz
SEKS PERİSİ'nin geri dönmesi
için
Dokuz ay süren hamilelik, doğum
travması ve bebekli yaşam hem
fiziksel, hem de ruhsal olarak
şüphesiz yeni anneyi çok yordu.
Yaşamınızın tümünde az ya da çok
değişiklikler oldu ve bundan az ya
da çok cinsel yaşamınız da nasibini
aldı. Bu zor süreçte çiftler,
"Eskiden bir seks hayatımız var
mıydı?" diye düşünebilir... Fakat,
doğumdan kısa bir süre sonra cinsel
yaşamınızın eskisi gibi doyurucu bir
hal alabilmesi sandığınız kadar zor
ya da uzak bir hayal değil... İşte,
seks perinizi geri döndürmek ve
cinsel isteksizlikle başa çıkabilmek
üzere, size ve eşinize kılavuzluk
edecek bilgiler...
BASİT İPUÇLARI
-Hormonal değişimleriniz vajinanızda
kuruluk yaptığından, salgılarınız
normale dönene kadar,
kayganlaştırıcı bir ürün
kulanabilirsiniz.
-Doktorunuzdan, vajinanızdaki ağrı
ve hassasiyeti azaltması için
yüzeysel bir östrojen kremi
yazmasını isteyebilirsiniz.
- Kegel egzersizleri, pelvis
kaslarınızı güçlendirmenize yardım
edeceğinden çok işinize yarayabilir.
Aslında, Kegel egzersizleri
hamileliliğinizde de sıkça yapmış
olabilirsiniz. Eğer, şimdiye kadar
hiç yapmadıysanız, perineniz doğum
sırasında almış olduğu hasardan
dolayı uyuşuk olduğundan egzersiz
yaptığınızı hissetmeyebilirsiniz.
Yapacağınız işlem, vagina bölgenizi
sıkıp gevşetmek şeklindedir. Bu
egzersizi otururken, yatarken,
emzirirken, hatta tuvalette bile
deneyebilirsiniz. Kas gerginliği
iyileştikçe, aradaki farkı siz de
hissedeceksiniz. (Perine: Popoyla
vajinanın arasındaki kas dokulara
verilen isim.)
-Seks sırasında yan yana ya da
kadının yukarıda olduğu pozisyonları
tercih etmek, yeni doğum yapan
kadının lehinedir. Çünkü bu
pozisyonlar sırasında hassas
perineye daha az basınç uygulanır.
-Bu arada yeni anneyi cinsel
birleşme konusunda zorlamamamak,
bunun zamanını onun seçimine
bırakmak en doğrusudur. Fakat, yine
özellikle bu dönemde kadının,
boynunun, omuzlarının ve sırtının
okşanması; ayaklarına, boynuna,
yüzüne ve sırtına masaj yapılması en
çok hoşuna giden duygusal
dokunmalardır.
-Ayrıca, babanın yapacağı sırt
masajının annenin sütünü arttırmakta
da kullanıldığını söylemeliyiz. Bu
şekilde de, eşinin desteğini ve
ilgisini hisseden kadın, eşiyle
ilişkisinde de olumlu tepkiler
verir.
KOCADAN BEKLENEN!
- Tabii ki, erkekten ilk beklenen
eşine duyduğu sevgiyi ve ilgiyi taze
tutarak bu geçiş döneminde sabır ve
hoşgörü göstermesidir. Zamanla eski
heyecan geri dönecektir ve seks
eskisi kadar doyurucu olacaktır.
Telaşa mahal vermeyin, verdirmeyin.
-Doğumdan sonraki geçiş dönemi
sırasında, aşkınızı cinsel ilişki
kurmaksızın da ifade etmenin
yollarını bulun. Kadının cinsel
güveninin canlanması için buna
ihtiyacı vardır.
-Bebeğinizin uyuması, eşinizle
geçirebileceğiniz özel zamanlardır.
Romantik planlarınızı bu zaman
dilimlerine denk getirin.
-Kendinize ve eşinize güvenin.
Gerekiyorsa, ilişkiniz ve
cinselliğiniz hakkında konuşun. Ama
eşinizin cinsel isteksizliğinin
devam edeceği, artık seks
istemeyeceği konusunda
endişelenmeyin. Endişelenmeniz ve
bunu ona yansıtmanız, sadece süreyi
uzatacaktır. Siz, romantizmi elden
bırakmayın yeter...
-Her zaman sevgiyi sevişmekten ön
planda tutun. Ve cinsel ilişkinin
sayısının değil niteliğinin önemli
olduğunu gözardı etmeyin. Öpüşmek,
masaj, yatakta film seyrederek bir
şeyler içmek, birlikte banyo yapmak,
bebeği büyükanneye bırakabilirseniz
bir akşam yemeği kaçamağı... İşte,
bu ve benzeri, anne-baba olmayı
öğrenme sırasında yapılan sevgililik
antremanlarının, size iyi bir cinsel
yaşam olarak geri döneceğini bilin.
Gerçek yaşamlar...
Evet, nerede kalmıştık... Geçen
hafta, doğumdan sonra yaşanan
değişimleri anlatmış ve buradan
bebek bekleyen veya yeni doğum
yapmış çiftlere seslenmeden
edemeyeceğim, diyordum. Çünkü,
doğumdan sonra, değişime uğrayan ya
da ertelenme sürecine giren sadece
cinsel yaşamınız değildir! Hatta
neyiniz aynıdır ki? Uyku düzeniniz,
yemek yeme düzeniniz, banyo yapma
sıklığınız, 10 dakika da olsa kendi
kendinize kalma lüksünüz, sosyal
yaşamınız ve tabii ki önce eşinizle
olmak üzere ilişkileriniz...Hepsi az
ya da çok biraz değişime, eh biraz
da sekteye uğramıştır. O yüzden ben
derim ki, cinsellik konusunda da
telaşlanmayın! Eğer birileri size,
“Ben hamileyim ama seksim hâlâ
harika, hatta eskisinden de harika”
derse ya da “Yeni doğum yaptım ama 4
ila 6 hafta bile beklemeden eşimle
cinselliğimize kaldığımız yerden
devam ettik, hem de ne devam ediş”
derse... Sakın ha, komplekse
kapılıp, trip yapıp, kendinizi
yalnız hissetmeyin! Birincisi, bu
arkadaşlar büyük ihtimalle biraz
abartarak anlatmayı seviyorlar.
İkincisi, abartmasalar da yeryüzünde
çok sık rastlanan insan tipinden
değiller. Üçüncüsü, yaşam şartları
bir elleri yağda bir elleri balda
cinsinden ki, hayatlarına bir
çocuğun katılması bünyeleri pek
sarsmamış. Olabilir...
Fakat, inanın yaşam gibi seks de
kaçmıyor, yanıbaşımızda! Siz,
eşinizle bir ömür boyu sürmesini
dilediğiniz bir yolculuğa çıktınız
ve doğumdan önce de malum yeterince
seviştiniz! Eh, doğumdan sonra da,
birbirinizle o güne kadar sevgili ve
karı-koca olmayı öğrenmiş bir çift
olarak (o ana kadar öğrendiğinizi
varsayıyorum), biraz da
anne-babalığı öğrenmeye ve bu duruma
bünyelerin adapte olmasına ihtiyaç
duyabilirsiniz. Bu da olabilir... Ve
sonuçta, yeni bebek sahibi olma
durumundan yaşamınızdaki her şey ne
kadar etkileniyorsa, seksiniz de o
kadar etkileniyor işte. Rahat ve
güvenli olun... Eğer, eşler arasında
karşılıklı sevgi, aşk ve emek baki
ise, seks perisi de kısa zamanda
yuvaya dönüyor. Kaygılanmayın...
Babalar! İşin kolayına kaçmayın!
Erkekler kusura bakmasın ama,
doğumdan önce ve sonra anne sürekli
efor sarfettiğinden, doğumdan sonra
babalara çooook iş düşüyor. Çünkü
doğumdan sonra, en az iki ay kadar,
kadın, anneliğe alışmaya çalışır. Ve
bu adaptasyon sırasında da bebeğiyle
sık sık yalnız kalmak ister. O
sırada, hormonları, içgüdüleri,
bakış açıları, kısaca her şeyiyle
bebeğine dönüktür. Babalar, lütfen
dışlandığınızı hissetmeyin! “Ben
dışlanıyorum” diyerek de sakın ha,
gözünüz de gönlünüz de dışarıya
kaçmasın! Bakın kaçmasın, diyorum.
Çünkü bu işin kolayına kaçmak olur,
yakışık almaz! Siz de tıpkı anne
gibi, bir an önce bebeğinizle ilişki
kurmaya bakın. Emzirmek hariç,
bebeğinizin her şeyiyle ilgilenin.
Eşinize olan sevginizi, ilginizi,
hoşgörünüzü ve sabrınızı da en çok
konuşturmanın tam zamanı olduğunu
bilin. Evet, şüphesiz, bebekli
yaşamla birlikte, siz de çok yoğun
ve yorucu bir adaptasyon süreci
geçiriyorsunuz, ama bu durumunuz
yeni anne olmuş biriyle asla
kıyaslanamaz. Bu nedenledir ki,
zaman, anne ve bebekle her
zamankinden çok ilgilenme zamanıdır.
Bu dönemdeki emekleriniz, “tadilat
bittiğinde” size eşiniz tarafından
daha çok sevgi, daha çok saygı, daha
çok ilgi ve daha çok cinsellik
olarak şüphesiz geri dönecektir.
UZMAN GÖRÜŞÜ
“4 ila 6 hafta beklemeniz
gerekiyor!”
Opr. Dr. Yasemin YAKUT/ Kadın
Hastalıkları ve Doğum Uzmanı -
Kadıköy Şifa Ataşehir Tıp Merkezi
Başhekimi
“Gebelikte meydana gelen
değişikliklerin geriye dönmesi için
gereken süre 6-8 haftadır. Bu
dönemde miktarı giderek azalan,
rengi ve kıvamı açılan vaginal
kanama olur. Normal doğum sonrası,
vagen dokusu ödemlidir. Doğum
sırasında vagende yırtıklar oluşmuş
ise pelvis tabanında da zayıflık söz
konusudur. Doğumdan yaklaşık 6 hafta
sonra, bu dokular kendini toplar ve
cinsel yaşam başlayabilir. Sezeryan
ile doğumda ise vagen dokusunda
herhangi bir
hasar oluşmadığından, lohusalık
kanamasının aktifliğini yitirdiği 3.
haftadan sonra, cinsel birleşme
çiftlerin isteğine bağlı olarak
sakıncasızdır. Beslenme ve hijyenine
dikkat eden yeni anne, vücudundaki
değişikliklerin yavaş yavaş
toparlandığını gördükçe, kendine
güveni gelecektir. Yeni bir gebelik
için korunmak, bu dönemin en sık
sorulan sorularındandır. Emziren
kadınlarda yumurtlama ve adet
döngüsü daha geç normale döner.
Emziren kadınlar adet görmeyebilir,
ancak bu gebe kalmayacağı anlamına
gelmez. Doğumdan sonra 6. haftada
yumurtlama başlar.”