Hamilelik döneminde rastlanan
kanamalar
Memorial Suadiye
Polikliniği'nden Kadın Hastalıkları
ve Doğum Uzmanı Dr. Figen Köseoğlu
hamilelik döneminde rastlanan
kanamalar hakkında bilgi verdi:
Gebeliğin ilk 30 haftasında %22'ye
varan kadında döl yolundan kanama
görülebilir. Bunun %10 kadarı ise
ilk 8 haftada oluşur. Bu dönemde
görülen hafif geçici kanamalar
fizyolojik kabul edilir. Genellikle
gelişen embriyonun döl yatağı
duvarına yuvalanması sebebiyle
meydana gelir. Bu durum ikinci veya
sonraki gebeliklerini yaşayan
kadınlarda, ilk kez gebe kalan
kadınlara göre daha sık görülür. Bu
duruma halk arasında ”üste görme”
adı verilir.
Bu fizyolojik durum dışında; tüm
gebelik boyunca herhangi bir dönemde
oluşan, döl yolundan gelen kanamalar
anormal olarak kabul edilmelidir.
Normal bir gebelik süresi ortalama
40 haftadır. Bu süreyi kabaca ikiye
ayırabiliriz.
1. Kısım 20 hafta ve daha öncesi
olan kanamalar,
2. Kısım 20 haftadan sonra olan
kanamalar.
Tüm gebeliklerin %25'inde ilk 3 ayda
kanama meydana gelir. Kanamanın adet
kanamasından fazla olması, döl
yolundan parçaların düşmesi veya
kanamayla birlikte ateş ve karın
ağrısının olması derhal tıbbi
müdahale gerektiren durumlardır.
Gebeliğin ilk 3 ayında meydan gelen
kanamalarda ilk akla gelen olasılık
düşük tehdididir.
Ancak her kanama düşükle
sonuçlanmaz. Ağrı ile seyreden yoğun
kanamalarda düşük olasılığı artar.
Bu dönemde ultrasonografik olarak
gelişmekte olan embriyonun kalp
atışlarının görülmesi, gebeliğin
sağlıklı olarak devam edeceğini
%90-97 garantiler. Anne yaşının
ileri olması, embriyonun kalp
hızının 90/dakikadan az olması düşük
olasılığı arttırır. Bu dönemde
sağlıklı embriyonun kalp hızı
150-160 civarındadır.
En uygun tedavi yatak istirahatıdır.
Düşüğü önleyici amaçla progesteron
içeren ilaçlar kullanılabilir. Ancak
bunların faydalı olduğu yapılan
çalışmalarda gösterilememiştir.
Ancak üçten fazla düşüğü olan
gebelerde progesteron kullanımı bazı
durumlarda faydalı olabilir.
İlk 20 haftada görülen, döl yolundan
olan kanamaların diğer sebepleri
ise, dış gebelik ve üzüm gebeliğidir
.
Dış gebelikte görülen vajinal kanama
genellikle yoğun değildir. Birlikte
kasık ağrısı olabilir. Kasık ağrısı
genelikle tek taraflıdır. Bu durumda
tanı kanda gebelik testi ve
ultrasonografik tetkiklerin birlikte
kullanılması ile konur.
Erken dönemde tedavi; bazı seçilmiş
olgularda ilaçla yapılabilir,
gebelik haftası ilerlemiş olgularda
ise tedavi ameliyattır.Çok ilerlemiş
dönemde şiddetli karın ağrısı ve iç
kanama oluşur. Bu durum acil
ameliyat gerektirir.
Halk arasında üzüm gebeliği olarak
anılan duruma tıp dilinde mol
gebeliği adı verilir. Birkaç çeşidi
olmakla birlikte en sık görülen
formu hidadiform moldür. Üzüm
taneleri büyüklüğünde çok sayıda
parçanın düşürülmesi nedeniyle halk
arasında bu ad verilmiştir. Bu
kanamada genellikle ağrı yoktur.
Tanı yine kan analizi ve
ultrasonografinin birlikte
kullanılması ile konur. Tedavisi döl
yatağı içinin kürete edilerek
gebeliğin boşaltılmasıdır. Bazen ek
olarak ilaç tedavisi gerekir.
Gebeliğin ikinci yarısında görülen
kanamalar (20. gebelik haftasından
sonra) daha nadirdir .
Tüm gebeliklerin %4'ünde bu tip
kanamalar görülür. Bu kanamaların az
bir kısmı döl yatağı ağzı
hastalıkları veya vajinal mantara
bağlıdır. Yine az bir kısmı da
plasenta previa dediğimiz durumda
olur.
Plasenta previada bebeğin eşi döl
yolunun ya tam ağzına yerleşmiştir,
ya da ağıza çok yakın bir yere
yerleşmiş bulunmaktadır. Bu durum
genellikle 34. gebelik haftası
civarında kanamaya yol açar. Bu
dönemde döl yatağı ağzı nispeten
incelmeye ve açılmaya başlamıştır.
Bu açılma sırasında burada yerleşmiş
olan plasentada kısmi olarak
yerinden ayrılarak kanamaya yol
açar. Bu durum daha ziyade çok
sayıda doğum yapmış, ileri yaştaki
gebelerle, daha önce çok sayıda
sezaryen geçirmiş gebe kadınlarda
görülür.
Tedavisinde yatak istirahati ve döl
yolu ağzının açılmasını engelleyici
ilaçlar kullanılır. Bazen gebeye kan
verilmesi gerekebilir.
Gebeliğin ikinci yarısında en sık
kanamaya yol açan durum ise ablatio
plasentadır.
Bebeğin eşinin yerinden erken
ayrılması ile oluşur. Bu kanama
yoğun miktarda olur. Ve karın kasık
ağrısı ile birlikte seyreder. Hem
annenin hem de bebeğin hayatını
tehdit eden çok ciddi bir
problemdir.
Gebelik tansiyonu olan, sigara içen,
karın bölgesine sert darbe alan
gebelerde sık görülür.
Acilen hastaneye başvurularak
gebenin tedavi altına alınması
gerekir.
Bir de halk arasında "nişane"
denilen normal doğum eyleminin
başlaması ile birlikte gelen kanlı
ve sümüksü bir akıntı olur. Bu durum
doğumun başladığının habercisidir.
Döl yatağı ağzı rahim kasılmalarına
bağlı olarak açılmaya başlar.
Açılmanın olduğu bölgede ince
damarlara çatlayarak kanamaya yol
açar. Buradaki kanama az
miktardadır.
Rahimde şekil bozukluğu olan
gebelerde vajinal kanamanın olması
erken haftalarda düşüğün, geç
haftalarda ise erken doğumun
habercisi olabilir. Bu durumda
derhal doğum hekimine
başvurulmalıdır.
Memorial Hastanesi