Başlığı: Hamilelikte en sık
görülen 15 şikayet
Hamileliğin ikinci ve üçüncü
dönemlerinde karşılaşılabilecek,
hamileliğe bağlı yan etkilerden en
sık görülenleri genel olarak
şunlardır:
Sıvı yüklenmesi: Hamilelik süresince
vücut yaklaşık 1.350 gr kadar su
toplamaktadır. Bunun büyük bir kısmı
gün sonunda ayak bileklerine doğru
inerek, ayaklardaki şişlikleri
meydan getirebilir. Akşamları
ayakları yukarı doğru kaldırarak bir
süre dinlendirmek, ayak
şişliklerinin inmesini
sağlamaktadır. Eğer bu yöntemle
ayaklardaki şişlikler geçmiyorsa, ya
da birbirinden farklılık
gösteriyorsa bir uzmana danışmakta
fayda vardır.
Varisler, kılcal damarlanmalar: Bazı
hamilelerde kilo ve damar içindeki
basınç artışından dolayı bacaklarda
cilt üzerinden de belli olan kılcal
damar çatlamaları görülebilir. Aynı
nedenlerden vajina ve bacaklardaki
toplardamarlar da etkilenebilir.
Kabızlık Problemleri: Hamileliğin
ilerleyen dönemlerinde, vücudun
salgıladığı bir takım hormonların
barsaklarda tembelliğe neden
olmasından ve aynı zamanda uterusun
büyüyerek barsaklara baskı
yapmasından dolayı kabızlık
yaşanabilir. Yaygın olarak görülen
bu şikayetin önlenebilmesi için
magnezyum kullanımı önerilmektedir.
Ciltte Çatlamalar: Hamilelik
sırasında göğüslerde koyulaşmalar,
ciltte ve dişlerde renk
değişiklikleri meydana gelebilir.
Hamilelik sırasında artan
glikokortikoid üretimi etkisiyle
derinin dinamik dengesi
bozulmaktadır. Bu nedenle
başlangıçta vücudun karın kısmında,
kalçalarda, bacakların üst kısmında
ve memelerde kırmızıdan kırmızımsı
maviye doğru değişen hamileliğe
bağlı izler ortaya çıkabilir. Bu
izler zamanla fildişi rengine doğru
değişir, ancak cerrahi müdahaleyle
kaybolabilen hamilelik çatlakları
olarak belirgin gerçek nebde
dokuları haline gelir.
Ayrıca pigment değişimi nedeniyle
göbekten aşağı doğru koyu renkte
“linea nigra” olarak da adlandırılan
bir çizgi oluşabilir. Doğum
sonrasında linea nigra ile pigment
değişiminin etkileri kaybolabilir
iken, vaktinde önlem alınmazsa
hamilelik çatlakları kalabilir.
Burun Tıkanıklıkları: Hormonal
etkiler sonucunda burun
tıkanıklıkları, sık olmamakla
beraber burun kanamaları ve sinüzit
görülebilir.
Psikolojik Değişimler: Hamilelik
boyunca depresyona yakın bir ruh
hali, ağlama nöbetleri kendini
gösterebilir. Bunların nedeni
vücudun yeni hali ile ilgili
sıkıntılar ve uyum sağlayamama,
yaklaşan doğumun verdiği heyecan
veya korku gibi geçici olan ruh
değişiklikleridir. Belirli bir zaman
zarfında bu tip atakların geçmesi ve
normal duruma dönülmesi
gerekmektedir. Eğer bu şikayetler
geri dönme eğilimi göstermez, hatta
daha da ağırlaşmaya başlarsa vakit
kaybetmeden bir uzmanla görüşmekte
yarar vardır.
Bayılma Hissi: Hamilelikte tansiyon
normalin altında olduğundan baş
dönmesi, denge kaybı, oturma veya
uzanma ihtiyacı hissedilebilir.
Ayakta uzun süre kalmamak, ani bir
halsizlik hissedildiğinde oturmak ve
daha iyi hissedene kadar başı
dizlerin arasında tutmak
rahatlatabilir.
Sık İdrara Çıkma: Rahmin idrar
torbasına baskı oluşturmasıyla
görülen sık idrara çıkma, genellikle
hamileliğin 4. aylarından itibaren
kaybolur. Eğer idrar sırasında yanma
hissi duyuluyorsa idrar yollarının
iltihaplanması riski düşünülerek
vakit kaybetmeden doktora başvurmak
gerekir.
Mide Yanması: Hamilelik sırasındaki
hormon değişiklikleri nedeniyle mide
girişinde bulunan kapağın
gevşemesiyle, mide asidi yemek
borusuna kaçabilir. Baharat,
kızartma ve ağır yemeklerden
tüketilmemesi bu şikayeti
azaltabilir.
İdrar Kaçırma: İdrar yollarındaki
kasların zayıflaması, ayrıca büyüyen
bebeğin idrar torbasına baskı
yapması sonucu görülür. Gülerken,
koşarken, öksürürken veya
hapşırırken idrar kaçırılabilir. Alt
idrar yolu kaslarını çalıştıracak
egzersizler yapılması tavsiye
edilir.
Sabah Bulantıları: Hamileliğin ilk
belirtilerinden biri olan bu bulantı
günün herhangi bir anında
görülebilir. Tekrarlama riski
olmakla birlikte genelde hamileliğin
3. ayından itibaren azalır. Kokulu
her türlü maddeden uzak durmak, az
ama sık aralıklarla yemek yemek
tavsiye edilmektedir.
Hemoroid (Basur): Bebeğin başı makat
çevresindeki damarlara baskı yaparak
buradaki kan dolaşımını bozar. Eğer
hemoroidler hafif şiddette ise bebek
doğduktan sonra tedavi gerektirmeden
kaybolur. Hamilelik döneminde devam
etmesi durumunda doktora başvurmakta
fayda vardır.
Uyuma Güçlüğü: Sık idrara çıkma
ihtiyacı, bebeğin tekmelemesi veya
büyüyen karnın verdiği rahatsızlık
nedeniyle uyku düzeni bozulabilir.
Uyumadan önce ılık bir banyo veya
gevşeme egzersizleri tavsiye edilir.
Terleme: Hamilelik döneminde cilde
kan akışının artışı ve hormon
değişiklikleri terlemeye neden olur.
En küçük aktivitelerde bile terleme
veya gece uykudan ter içinde uyanma
yaşanabilir. Sentetik giysilere
oranla pamuklu ve geniş giysileri
tercih etmek ve bol su içmek tavsiye
edilir.
Yukarıda belirtilen rahatsızlıklarla
karşılaşılması durumunda herhangi
bir ilaç kullanmadan önce mutlaka
doktorunuza danışmanız hem sizin hem
de bebeğinizin sağlığı açısından
oldukça ÖNEMLİDİR.